
Işığın boşlukta bir saniyede aldığı yola ışık hızı denir. Işık hızı 299.793 km/saniyedir. Yaklaşık değer olarak 300.000 km/saniye olarak kabul edilir. Albert EINSTEIN tarafından yapılan deneyde ışık hızı tam olarak hesaplanarak fizik kanunlarına geçmişti. Işık yoğun bir ortama girdiğinde hızı ortam yoğunluğuna göre azalır. Işık Hızı Formülü Belgeseli History Channel. Işık hızı nasıl ölçülür? (Yiğit Kaçar) Işık hızı, çok uzun süren birçok denemeden sonra ilk olarak günümüzde kesin kabul edilen değerine en yakın olarak, Hippolyte Fizeau tarafından 1862 yılında hesaplandı. Fizeau bu hesaplamada dönen aynalardan yararlandı. Buna göre, ışık bir dizi ayna arasında gidip geliyordu. Işığın düzeneğe girip çıktığı süre içinde ayna belirli bir açıyla dönüyordu. Aynanın dönme hızı bilindiğinden, bu açı ölçülerek ışığın gidip gelmesi gereken süre hesaplanabilir. Devrenin uzunluğunun, ışığın parkuru tamamlamak için geçirdiği süreye bölünmesiyle ışık hızına ulaşılır. Bu yöntem ışık hızının hesaplanmasında kullanılan ve kesin sonuç veren ilk yöntem. Günümüzdeyse çok daha hassas ölçüm araçlarıyla bu ölçümler yapılmış ve Fizeau'nun bulduğu sonucun kesine cok yakın olduğu saptanmış. biltek.tubitak.gov.tr

Gezegenlerin yüzeylerinde dolaşırlar.Suyun altında uçarlar ve cennetlerin içlerinde süzülürler.Milyarlarca galaksinin , trilyonlarca yıldızın intergalaktik tapınağı. Uzaylı yüzlerinin gözleriyle karşılaşmaya hazır mısınız?
Uzaylıların tanımlanan yüzleri gördükleriniz sizi şaşırtıcak türden. Uzaylı Yüzleri Belgeseli

Vahşi doğa da avcılar da avlar da hayatta kalmak için savaşmak zorunda. Hayvanlar aleminde binlerce yıldır günümüze kadar devam eden mücadele de ise bir uzuv diğerlerine göre bir fark yarattı o da görme gücü. Enteresan olan da hiç bir türün dünyayı diğer bir türle aynı görmemesidir. Hayvan krallığının en keskin ve net görenleri ise yırtıcı kuşlara aittir çünkü onlar havadan yerdeki bir fareyi görmek zorundadır. Yırtıcı kuşların gözünün anatomisi ise inanılmazdır ve bizden kat kat daha iyi ve net görür.

Canlıların hayatta kalması için beraber hareket etmelidir bunun içinde iletişim önemlidir. İletişimin evrimi ve canlılardaki iletişim yöntemlerini anlatan güzel bir belgesel..

İnsanı birkaç dakikada öldürebilecek zehirlerden, günlerce süründürebilecek zehirlere... Doğanın en acımasız evrimlerinden biri olan zehre ve zehrin evrimine History Channel'ın EVOLVE belgeseli ayrıntılı bir bakış atıyor.
Doğa bir savaş alanıdır. şimdi bir grup hayvan canlıları felç eden, öldüren ve hatta rehin eden yeni ve ölümcül bir kimyasal silaha karşı ayaklanıyor.

Derinin Evrimi ve İnsan Dersinin Evrimleşmesi veya Evrimdeki Yeri
Doğanın savaş alanında balık ve dinozorlardan bize kadar deri avlanmak için silah, korunmak için zırh ve hareket kabiliyeti geliştirmiştir. Deriyi bir organ olarak görmeye alışkın değiliz ancak öyledir. Hayvan evrimindeki ilk 200 yılda derinin evrimi denizlerle kısıtlıdır. Bilim insanları deri benzer yapının dünyada ilk hayvanlara ait olduğuna inanıyor. Halen bilim insanları derinin evrimini araştırmaktadır.
Bizim deri olarak tanıdığımız şey ilk olarak balıklar ile başlar. Omurgalıların derileri son derce özgündür. Balık dersinin çok belirgin iki tabakası vardır. Bunlar epidermis ve dermistir. Dayanıklı epidermis tıpkı anasının dersinde olduğu gibi koruyucu bir katman oluşturur. Dermis daha önemlidir. Birçok deri yapısının kökenini barındırır. Balıkların dermisinden salgılanan kaygan mukoza balığın dersine parazitlerin yapışmasını engeller, avcıları caydıracak toksinleri taşır ve hatta sürtünmeyi azaltarak daha hızlı ilerlemesini sağlar.
Deriler evrim geçirerek karada yaşamı başlatmışlardır. Omurgalılar karaya çıktıktan sonra deriye yeni bir işlev daha eklenmiştir.deri evriminin en olağan üstü yönlerinden biri kertindir. Keratin derinin dayanıklı olmasını sağlamıştır. Sürüngenler kavuştukları sert deriyle yaşamlarını sürdürmeyi başarmışlardır.
Dinozorların 160 milyon yıl boyunca dünyaya hükmettiklerini biliyoruz. Bu dev hayvanlarla onları kuşatan kara yaşamı arasındaki sınırları olan derileri onların bu başarısında büyük bir rol oynamış olmalıdır. Bunun içinde dinozorların derisi bir araştırma konusudur. Yumuşak doku kalıcı olmadığından bilim insanları dinozor kemiklerinden elde ettikleri bilgilerden yola çıkarak bu konuyu araştırmışlardır.
Deri her zaman sertleşme yönünde evrimleşmemiştir. Derideki ik inanılmaz değişim onların dinozorlardan sonra uzun süre memelilerin hükmetmelerini sağlamıştır. Memeli dersi sürüngen dersinden çok farklıdır. Bu fizyolojik farklılık vücut ısısının düzenlenmesin yöntem farklılıklarından kaynaklanmaktadır. Memeliler sıcak kanlıdır. Vücut ısıları belli aralıklarda sabittir. Bu onlara sıcak va soğuk ortamlarda kolay yaşama şansı vermiştir. Evrimleşme sonucu memelilerin uzun süre yaşamalarının diğer bir sebebi de vücudunda kıllar olmasıdır. Kıllar ayrıca sürtünme aşınmaya karşı vücudu korumuşlardır. Isıtma ve soğutma sistemleri bulunan memeliler bu sayede yedi kıtaya yayılmışlardır. Ancak memelilerin başarısındaki tek sır bu değildir. Dişilerin derisi olağan üstü bir değişim daha geçirmiştir. Dişi memeliler emzirme yeteneğini geliştirmiştir. Derileri üzerinde yavrularına besin verme özelliği kazanmışlardır. Dişilerin memeleri yaşam için çok değerlidir.
İnsan derisi hiçbir hayvana benzemez. İnsan derisi tabiî ki dış dünyaya yönelik bir bariyerdir. İç organlarımızı korur ve insan vücudunun en büyük organını oluşturur. İnsan dersi omurgalılarda olduğu gibi iki katmandan oluşur ancak yapısı farklıdır. Üst katman 28 gün içinde kendini tamamen yeniler ve saatte yarım milyon hücre kaybeder. Bu canlı ve ölü hücre karışımı suyu içerde mikropları dışarıda tutar. İnsanların tüylerini kaybetmelerinin sebebi ısı kontrolü ve koşmaktır. Memelilerin yağlı bir sıvı üreten opekrin bezleri adında ter bezleri vardır. İnsanlarda evrimleşerek soğuk sıvı üreten bir ter bezine dönüşmüştür.insan derisinin en önemli özelliklerinden biride budur. İnsan derisi terleyerek vücut ısısını düşürür. Buraya kadar deri evriminin nasıl bir yol izlediğini takip ettik bundan sonra deri nasıl bir yol izlemeye devam edecektir bu soru en çok insanları düşündürmektedir.

Güney Afrika'da siyahi ırkın özgürlüğü için mücadele veren Mandela ülkesinde 27 yıl hapis yattıktan sonra ülkesinin devlet başkanlığı görevini üstlenmiş ve birçok uluslararası barış ödülünün sahibi olmuştu.
Mandela siyahi ırkın özgürlüğü için mücadele etmişti.
Güney Afrika Cumhuriyeti'nin seçimle iktidara gelen ilk devlet başkanıdır. Ailesi Kosa (Xhosa) dilini konuşan Tembu (Thembu) kabilesindendir. Babası ise bu kabilenin şefi Gadla Henry Mandela'dır.
Mandela; lise tahsilinden sonra Fort Hare Üniversity College'a girdi. Burada okurken siyasi olaylara karıştı. Bir öğrenci boykotuna karıştığı ve organize ettiği gerekçesiyle okuldan uzaklaştırıldı. Transkei'den ayrılarak, Transvaal'a gitti. Burada bir süre madenlerde polis memurluğu görevinde bulundu. Bu sırada yarıda bıraktığı üniversite tahsiline mektupla öğretim yoluyla devam etti. 1942'de Witwaterstrand Üniversitesi'nin hukuk bölümünü bitirerek avukatlık yapmaya başladı. Ülkenin ilk siyah avukatı unvanını aldı. 1944 yılında Irk ayrımına karşı yerli halkın kurduğu Afrika Milli Kongresi'ne katıldı. Çok kısa zamanda kongrenin Gençlik Birliği'ne başkan seçildi.

Nazi savaş makineleri 2. dünya savaşında öylesine soğuk bir savaş yaşandı ki o zamanlar Sovyet askerleri bir yer altı kalesi yapmak zorunda idi . Öylesine bir deniz altı şehri ve sığınak işgal edilmişti ki sanki bir yer altı şehrini andırıyordu. Sovyetler Birliği her zaman Ukrayna da gizli bölgeler inşaa etti, burası askeri bir trafo olarak kullanılıyordu. Bir gizlilik duvarının arkasında nükleer bir hareket silahları da vardı.

Sahra Çölü ya da Büyük Sahra Çölü, dünyanın en büyük sıcak çölü olup, Afrika'nın kuzeyinde, kıtanın ortası ile kuzeyini ayıran 9.000.000 km² büyüklüğünde dev bir çöldür. En büyük soğuk çöl ise Antarktika'dır. Sahra sözcüğü Arapça'daki "sahara" sözcüğünden gelme olup "çöl" anlamındadır.
2,5 milyon yıl yaşındadır. Yüzölçümü büyüklüğü Amerika Birleşik Devletleri'ni kaplayacak kadardır. Atlas Okyanusu kıyılarından Kızıldeniz kıyılarına kadar uzanır.
Dünya, eşsiz bir gezegen. Yorgun ve Dinamik. Kıtalar hareket eder, çarpışır. Yanardağlar patlar, buzullar büyür ve ortadan kaybolur. Durmaksızın faaliyet gösteren muaazzam güçler geride jeolojik sırların izlerini bırakır.

Yellowstone Ulusal Parkı (Yellowstone National Park), ABD'nin Idaho, Montana ve Wyoming eyaletlerinde yer alan ulusal parkı. 1 Mart 1872'de Devlet Başkanı Ulysses S. Grant'ın imzasıyla ABD'nin ve dünyanın ilk ulusal parkı olmuştur.
ABD'nin ilk ulusal parkı Yellowstone Ulusal Parkı'nın kuruluşu için ABD Kongresi'ni ikna etmek amacıyla ABD'li jeolog Ferdinand Vandeveer Hayden'in hazırladığı harita (1871). William Henry Jackson'un fotoğrafları ve Thomas Moran'ın resimleriyle birlikte Kongreye sunulan Hayden'in raporu, Kongrenin Yellowstone bölgesini kamu müzayede yoluyla satmaktan vazgeçmesini ve Başkan Ulysses S. Grant'ın millî parkın kuruluşuna dair tahsis yasasını imzalamasına büyük bir ölçüde etkiledi.
Yellowstone Ulusal Parki haritasi
Dünyanın ilk ve en eski ulusal parkı olma özelliğini taşımaktadır. Yellowstone Ulusal Parkı'nın büyüklüğü yaklaşık olarak 8987 km²'dir. Amerika'nın Idaho, Wyoming ve Montana eyaletlerinin kesiştiği yerde bulunur. Büyük bir kısmı (%96) Wyoming'de olmakla birlikte %3'ü Montana ve %1 i ldaho eyaletine kadar uzanmaktadır. Özellikle içinde bulunan çok büyük gayzerleri ile tanınır. Dünyadaki sıcak su kaynaklarının yarısı burada bulunur ve sayıları 10000'i aşmaktadır. Yellowstone da 300 den fazla gayser,290 dan fazla da irili ufaklı şelale bulunmaktadır.
Dünya, eşsiz bir gezegen. Yorgun ve Dinamik. Kıtalar hareket eder, çarpışır. Yanardağlar patlar, buzullar büyür ve ortadan kaybolur. Durmaksızın faaliyet gösteren muaazzam güçler geride jeolojik sırların izlerini bırakır.

Dünya, eşsiz bir gezegen. Yorgun ve Dinamik. Kıtalar hareket eder, çarpışır. Yanardağlar patlar, buzullar büyür ve ortadan kaybolur. Durmaksızın faaliyet gösteren muaazzam güçler geride jeolojik sırların izlerini bırakır.
Mariana çukuru, Büyük okyanusun batısındaki Mariana adalarının en büyüğü olan ve en güneyindeki adası olarak bilinen Guam adasının güney batısında, Japonya ve Endonezya’nın tam ortasında yer alır. Dünya üzerindeki en derin noktadır. Bilim adamları tarafından yapılan araştırmalar neticesinde en derin noktasının 10.994 metre olduğu belirlenmiş ayrıca uzunluğunun 2542 kilometre olduğu tespit edilmiştir. Çukurun genişliği ise 69 kilometredir. Dünyanın En Derin Noktası - Mariana Çukuru belgeseli

Atom bombası, patlamanın kontrolsüz çekirdek tepkimesi yoluyla sağlandığı bir bomba modelidir. Çekirdek tepkimesi zincirleme ve çok hızlı gerçekleştiğinden ortaya devasa boyutta bir enerji açığa çıkar ve bu da patlama ile beraberinde şok dalgası ortaya çıkarır.
Fizyon tipi çekirdek tepkimesine dayalı atom bombalarında yüksek zenginlikte (saflıkta) Uranyum (235U) veya Plütonyum (239Pu) kullanılır. Günümüzde üretilen bombalar daha çok plütonyum içeriklidir. Bu yüksek zenginlikte malzeme, zenginleştirme tesislerinden ya da nükleer reaktörlerden elde edilmektedir.
History Channel ekibi tarafından hazırlanan bu belgelselde atom bombası yapımının gizli hikayesi anlatılmıştır.

History Channel tarafından hazırlanmış Canlıların var olma ve soyunu sürdürme güdüsünün anlatan belgeseli.

History Channel tarafından hazırlanmış Canlıların var olma ve soyunu sürdürme güdüsünün anlatan belgeseli.

Çin ve Singapurlu bilim insanları, ışığı büken bir cihaz sayesinde nesleri görünmez kılmayı başardı. Camdan yapılmış altıgen bu cihazın içinden geçen bir balık ve kedi görünmez oldu.
"Bir nesneyi perdeleme cihazıyla çevreliyoruz. Bu cihaz, gözümüze ulaşmadan önce ışığını gizlemek istediğimiz nesneyi atlamasını ve sonra nesneye geri dönmesini sağlıyor. Bu sayede arka plan görünmeye devam ederken cihazın içinden geçen nesne görünmezlik kazanıyor."
Henüz ilk safhada olan teknolojinin ileride askeri amaçlı kullanılabilceği belirtiliyor.
Çinli bilim insanları, insan gözüyle görülen dalga boylarını görünmez kılarak nesneleri geçici olarak görünmez kılan bir yöntem geliştirmeyi başarmıştı.